TAM METİN
 
Perinatoloji Dergisi 1993; 1(3): 135-149
Online Yayın Tarihi: 1 Aralık 2004
 
Olgu Sunumu

Erken Fetomaternal Dolaşım ve Transvaginal Renkli Dopier Ultrasonografi

 

Asım KURJAK, Damir ZUDENIGO, Biserka FUNDUK-KURJAK, Miladen PREDANIC, Cihat ŞEN

 
Özet
 

Transvaginal renkli dopier ultrasonografi, erken gebelikte feto-maternal dolaşımın ayrıntılı olarak ortaya konulması­ nı mümkün kılmıştır. Gebelik yaşı ilerledikçe, uteroplasen tal dolaşımın tüm segmentlerinde periferik dirençte düşme ve dolayısı ile kan akım hızında artış görülür. Aynı bulgu, umbilikal arter, fetal aorta veya intrakranial kan damarla­ rında gözlenir. Damar direncinde belirgin azalma, sereb- ral damarlarda, fetal aorta ve umbilikal arterden daha önce olur. Bu olgu ise; embryonal beyin dokusuna yeterli oksijen ve glukoz sağlanmasını sağlamaya yönelik sereb-ral otoregülasyon mekanizması ile izah edilebilir. Luteal kan akım RI (Resistance index)'ında, 6.-12. gebelik hafta­ larında, önemli bir fark yoktur. Normal ve dış gebelik lute­ al kan akım RI değerleri arasında da herhangi bir fark yoktur. Halbuki; normal gebeliğe kıyasla, düşük tehdidi, tam olmayan düşük ve missed abortion'da luteal kan akım Rl'ı belirgin ölçüde yüksektir. Düşük tehdidi olgularında, luteal akımın takibi prognoz hakkında fikir verebilir. Buna karşılık; normal gebelikler ile düşük tehdidi normal so­nuçlanan veya düşük olan ve anembryonik gebelik olgula­rında, uteroplasental damar periferik direnç ve kan akım hızında herhangi bir fark gözlenmez. Gözlenebilir retro- koryonik hematom olan 21 vakanın % 46'sında, hematom tarafındaki spiral arterlerde RI yüksek ve PSV (peak systo­ lic velocity) düşük olarak saptanmıştır. Bu bulgu, spiral arter duvarının hematom tarafından baskısına bağlı ola­ rak geliştiği şeklinde yorumlanabilir. Gebelik prognozuna bakılmaksızın, normal gebelik ve düşük tehdidi olguların­ da fetal arter RI ve PSV değerlerinde bir fark gözlenmez. Bu bulgu ise; muhtemelen erken gebelikte dolaşımı koru­yucu mekanizmanın daha olgunlaşmaması ile açıklanabi­lir. Missed abortion'da ise; uterin arter ortalama RI değe­ri normal gebeliğe oranla düşük olmasına karşın, spiral arterler RI değerinde bir fark yoktur. Bazı çalışmacılar ise, missed abortion'da RI değerinin 0.63 ya da üstünde olduğunu bildirmektedirler. Normal gebeliğe oranla, anembryonik gebelikte uterin ve spiral arter RI değerinin daha düşük olduğu, ancak bazı çalışmalarda değişmediği bildirilmektedir. Myom ve gebelik olgularında ise; radial arterde artmış kan akımı mevcuttur ve artmış plasental östriol ile açıklanabilir. Ayrıca transvaginal renkli dopler ultrasonografi, gestasyonel trofoblastik hastalıkların deği­ şik şekillerinin tanımında ve ayırımında yardımcı olabilir. Bu teknik pelvik anjiografinin yerini alan iyi bir seçenek olmuştur.

Anahtar kelimeler:

Erken gebelik, Fetomaternal dolaşım, Trans­ vaginal renkli dopler

Gebeliğin ilk trimesterinde, özellikle uteroplasental ve fetoplasental gelişmeye paralel olarak, belirgin hemodinamik değişiklikler olur. Bu konudaki yayın­ladığımız çalışmadan sonra [#1]; transvaginal renkli dopler, normal ve patolojik gebeliklerde fetomaternal dolaşımın değerlendirilmesinde yerini almıştır. Standard ultrason ile küçük damarların civar yumu­ şak doku ya da sıvı dolu yapılardan ayrılması zor­ dur. Halbuki renkli dopler ile kolaylıkla ortaya kona- bilir. Bu nedenlerden ötürü, renkli dopler ultraso nografi süratle klinik kullanıma girmiştir. Tarafımız­ dan, ilk trimester gebeliklerde gerek uteroplasental ve fetal kan akımı [#2], [#12] gerekse de luteal kan akımı [#13], [#14] konusunda pekçok çalışma yayınlanmıştır. Son olarak grubumuz tarafından, erken serebral kan akımı,plexus choroideus [#15], [#16], gestasyonel trofob­ lastik hastalık [#17], [#19] ve düşük tehdidinde fetomater nal dolaşım [#20] konusunda orijinal yazı yayınlanmış ya da yayınlanmak üzere programa alınmıştır. Bu yazıda gerek kendi çalışmalarımız gerekse diğer ça­ lışmalar ışığında, transvaginal renkli dopler ile erken fetomaternal dolaşım ele alınmıştır.

 

Uteroplasental dolaşım

Maternal kışımı, ana uterin arter ve plasentanın desi- dual kısımına kadar ulaşan dalları oluşturur. Ana uterin arter, internal iliak arterden ayrılır ve myo­metriumun üçte bir dış tarafına kadar ilerler ve ute-rusu çepeçevre saran arkuat arterler haline dönüşür. Bu ağsı damarlanmadan ise daha küçük dal olan ra­dial arterler ayrılarak uterin lümene doğru yayılırlar ve myometriumun iç üçte bir bölümünde spiral arter­ leri oluştururlar. Bu spiral arterlerde myometrium-endometrium sınırını geçerek endometrial spiral art­er adını alırlar [#21]. İmplantasyonu takiben ise; fibri­noid material ve fibröz doku ile normal muskulo-elastik duvara sahip geniş ve kıvrımlı damar haline dönüşürler [#22] Spiral arterleri düşük dirence sahip damar yapısına dönüştüren bu gelişim, 18. gebelik haftasında en belirgin halini alır. Bu değişim ile, gebe olmayan uterusa kıyasla termde fetoplasental üniteye olan kan akımı 10 kat artar. Plasentaya yakın ya da tam altındaki belirgin kan akımını tanımlamak için kullanılan "peritrofoblastik akım" terimi uygun bir terim değildir. Bunun yerine "spiral arter" teri­ minin kullanılması daha doğru olacaktır [#23].

 

Klasik olarak, blastosit implante olur olmaz, trofob-lastların fagositik aktivasyonu ile pekçok endomet­ rial damar açılır. Böylece maternal kan, intervillöz aralığa dolar ve gelişen embryo'ya gerekli olan oksi­jen ve maddeleri sağlar [#21]. En son Hustin ve arka­ daşlarının transvaginal ultrasonografı, intervillöz histereskopi ve koryon villus örnek muayeneleri ile yaptıkları bir çalışmada; 12. haftadan önce intervil­ löz sahada gerçek bir sürekli kan akım varlığı ortaya konulamamıştır [#24]. Aynı çalışmacılar, gebe uterus histerektomi piyeslerinde, baryum sülfat ile yaptıkla­rı perfüzyon çalışmalarında, ilk 3 aylık dönemde, ge­ lişen embriyonun tam olarak maternal dolaşımdan trofoblastik hücre kitlesi ile ayrılmış olduğunu orta­ ya koydular [#24]. Böylece, erken gebelikte, spiral ar­ terlerin uçları intravasküler trofoblastik tıkaçlarla tı­ kalıdır ve intervillöz aralık, muhtemelen süzülen plazma ve uterin bez sekresyonu ile oluşan sıvı ile göllenir. Gelişmeye paralel olarak, spiral arterler ge­ nişler ve 12. hafta civarında trofoblastik tıkaç kaybo­ lur ve böylece intervillöz sahada serbest kan akımı meydana gelir. Bu bulgular enteresan ve erken gebe­ lik patofızyolojisini anlamamıza yardımcı bulgular­ dır.

Gebe uterusta, tüm uteroplasental arterler, tipik dop-ler karakteristikleri ile tanınabilir. Ana uterin arter, internal servikal os hizasında ortaya konabilir ve la­ teral olarak uterusa ulaşarak uterus korpusu boyunca yukarıya doğru kıvrılır (Resim 1). Arkuat arter, myometriumun üçte bir dış kısmında (Resim 2) ve radial arter, myometrium içinde orta bölümde karak­ teristik anatomik konumlarında (Resim 3) ve spiral arterler ise, aktif trofoblastlara yakın olarak (Resim 4) ortaya konulabilir. Uterin arterlerin ortaya konula- bilme oranlan ise Tablo l'de görülmektedir.

 

Uterin arterlerin dopler dalga formları karakteristik­ tir. Sistolik dalganın inen kolunda karakteristik "notch" ile birlikte, yüksek sistolik çıkış ve oldukça düşük diastol sonu akım, uterin arter için, normal ka­ rakteristik yapıdır (Resim 1). Arkuat ve radial arte­ rin dopler dalga formu benzerdir ve orta derecede sistolik çıkış ve diastol sonu akım ile karakterizedir (Resim 2 ve 3). Farklılık, periferik damar direnci de-ğerlerindedir. Damar direnci, arkuat artere oranla ra­ dial arterde daha düşüktür. Pulse dopler ile elde edi­ len spiral arter dalga formu ise, daha da düşük di­ rence sahiptir (Resim 4). Pulse dopler hedef damar volümü 1 mm'den az olmamalıdır ve ilk trimesterde 10 adet spiral arter kalınlığı ise 0.5-0.7 mm'den fazla değildir [#25]. Böylece, elde edilen dopler, birden faz­ la spiral artere ait kan akımını içerir. Aynı zamanda bu tip bir dalga formu, yüksek türbülansa ve kıvrım­ lı, düzensiz yapıya sahip spiral arter yapısını ortaya koyar. Uterin arterler arasındaki belirgin periferik di­ renç farklılığı önemlidir. Gebelik yaşına bağıntılı olarak, ana uterin arterden spiral artere doğru, kan akımına olan direnç azalır (Şekil 1) [#4], [#5], [#6], [#8], [#9], [#10], [#26], [#27], [#28]. Aynı zamanda peak-systolic-velocity (PSV)'de artış gözlenir (Şekil 2). Gebelik yaşı ile damar direncinde olan düşüş; muhtemelen trofoblastik invazyon, hor­ monal etkiyle olan vazodilatasyon ve maternal kan akım viskozitesinde azalmaya bağlı olarak gelişir.

Her bir kotiledonu besleyen damarlar ile umbilikal kordon damarları, umbilikal-plasental dolaşımı oluş­tururlar [#30]. Transvaginal renkli dopler sonografi ile umbilikal arter, gebeliğin erken dönemlerinde, 6. haftada, ortaya konabilir (Tablo 2). Gebeliğin 10. haftasına kadar diastol sonu akım yoktur. 10 ile 14. haftalar arasında diastolik akım belirgin olmaya baş­ lar, ancak düzenli değildir [#31]. Gebeliğin 14. hafta­ sından sonra artık diastol boyunca ve düzenli bir akım gözlenir. Bu evrede koryonik arterler ile int raplasental arterioller çoğunlukla ortaya konabilir. Hsieh ve ark. renkli dopler sonografi ile intraplasen-tal arterioller (plasentanın üst üçte ikisi) üzerinde ça­lışmışlardır [#32]. Bu çalışmada; umbilikal arterde da­ mar direnci fetal tarafta en yüksek, plasental tarafa gittikçe düşük ve plasenta içindeki fetal arterlerde ise en düşük olduğu gösterilmiştir. Umbilikal arter kan akımında 12. gebelik haftasına kadar önemli bir değişiklik görülmez. Ancak bu haftada damar diren­cinde azalma kendini gösterir (Şekil 2).

 

Fetal damarların sayısında ve ilişkili olduğu yüzey genişliğinde, gebelik haftasına paralel olarak, artma sonucu villus yapısında anatomik değişiklik olur ve bu gelişim, umbilikal dolaşım kan akım direncinde tedrici azalmanın ana nedenidir.

 

Fetal dolaşım

Gebeliğin başında 80-90 olan kalp atım hızı, 10. haf­ tada 150-170'a çıkar. Fetal aortada en erken pulsas- yon 6. gebelik haftasında belirlenebilir (Tablo 2). Fetal iyilik halini belirlemede ise; genellikle fetal aorta, carotid ve middle cerebral artery kullanılır [#33].

 

Fetal aortada, umbilikal arterde olduğu gibi, 12. ge­ belik haftası sonuna kadar kan akımında herhangi bir değişiklik gözlenmez. Gebeliğin 13. haftasından iti­ baren periferik dirençte belirgin azalma görülür (Şekil 3). Periferik dirençteki bu azalmaya paralel olarak, çalışılan tüm damarlarda kan akım hızında artış meydana gelir (Şekil 2 ve 3). Common carotid ve internal carotid artery ise 8. gebelik haftasından itibaren ortaya konabilir. Yine 8. haftadan itibaren serebral dolaşım (Internal carotid artery'in intrase-rebral kısım pulsasyonu) belirlenebilir.

 

Tecrübelerimiz göstermiştir ki; intrakranial dolaşım ile diğer (umbilikal arter ve fetal aorta) embryonik dolaşım arasında belirgin fark vardır [#15]. Fetal aorta ve umbilikal artere nazaran, serebral arterde damar direncinde belirgin azalma daha önce ortaya çıkar (Şekil 4). Bu bulgu ise; embryonal beyine yeterli gı­da ve oksijeni sağlayan serebral otoregülasyonun oluşması ile izah edilebilir.

 

Korpus luteum kan akımı

Transvaginal renkli dopler ultrasonografi ile over içindeki küçük damarlar doğru, çabuk ve kolaylıkla ortaya konabilir. Özellikle luteal fazda, over içinde renkli akım kolaylıkla elde edilebilir [#34], [#35]. Luteal fazda ovulasyondan hemen sonra resistance index'i (0.43±0.04) iken daha sonra preovulatuar değerlere (0.19±0.02) döner. Gebeliğinin 6.-12. haftasında olan 127 gebede yapılan çalışmada; hiçbirinde kor-pus luteum RI'i 0.50'den yüksek bulunmamıştır ve gerek resistance index ve gerekse pulsatility index'te istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Onikinci gebelik haftasından sonra korpus luteumun gerilemesi ile, bu luteal dalga formu kaybolur. Bu intra-ovarian damarlanma ve dolaşım üzerine yapı­ lan çalışmalar; korpus luteum fonksiyonunun idame­ sinde koryonik gonadotropinden başka faktörlerin etkili olup olmadığı sorusunu akla getirmektedir [#36], [#40]. Kratzer ve ark. ise; gonadotropin seviyesi ile erken gebelikte korpus luteum fonksiyonunun birin­ cil derecede bağlı olduğun ve ayrıca dış gebelik, spontan abortusta normal intrauterin gebeliğe oranla koryonik gonadotropin seviyesinin düşük olduğunu ortaya koydu [#41]. Resistance ve pulsatility index ge­ beliğin olmadığı geç luteal faz olduğu gibi dış gebe- liktede benzerdir [#35].

 

Gerek dış gerek normal erken gebelikte korpus lute-um akımında herhangibir fark gözlenmez. Gebeliğin ilk trimesterindeki luteal kan akımı, gebeliğin olma­ dığı erken luteal faz kan akımı ile benzerdir. Halbu­ki; düşük tehdidi, tam olmayan düşük ya da missed abortion'da resistance ve pulsatility index, normal gebeliklere oranla, belirgin olarak yüksektir [#14]. Za- lud ve Kurjak'ın normal ve ektopik gebelik ile gebe olmayanlarda luteal kan akımı üzerine yaptıkları bir çalışmada [#13]; en düşük resistance index (0.42±0.12) gebe olmayanlarda ve en yüksek resis­tance index (0.53±0.09) erken intrauterin gebelikte saptanmıştır. Dış gebelikte resistance index ise, (0.48±0.07) olarak saptanmıştır.. İpsilateral luteal kan akımı ise olguların % 86.4'ünde ortaya konul­ muştur. Düşük tehdidi olgularında luteal akımın iz­ lenmesi prognoz hakkında fikir verebilir. Özellikle 8. haftadan (doğal seleksiyon için kritik zaman) sonra, indekste ki artış, gebeliğin sürmesi ihtimali­ nin daha zayıf olduğunu ifade eder [#41].

 

Düşük Tehdidi (Vaginal Kanama)

Stabile ve ark., düşük tehdidinde uteroplasental do­laşımı çalışan ilk grup olmuş ve spontan abortus ile sonuçlanan gebelikler ile normal sonuçlanan gebe­ likler arasında herhangibir fark saptamamışlardır [#42]. Bu çalışma; myometrium içinde subplasental damarlardaki kan akımı üzerine yapılmış bir kon- vansiyonel dopler çalışma olup; radial ve spiral arter ayırımı yapılmamıştır.

 

Kurjak-ve ark. yaptıkları çalışmada [#20]; 60 düşük tehdidi ve 90 normal intrauterin gebede uteroplasen­ tal ve fetal damarlarda kan akımı değerlendirmesin­de, transvaginal renkli dopler ultrasonografi kullan­ mışlardır. Gebelik yaşı ile birlikte, her iki grupta da, resistance index (RI) ve pulsatility index'te (PI) azal­ma ve aynı zamanda peak systolic velocity (PSV)'te artma bulunmuştur (Şekil 5 ve 8). Düşük tehdidi olan grupta; 8 olgu spontan abortus, 6 olgu missed abortion ve 4 olgu anembryonik gebelik olarak so­ nuçlanmıştır. Normal gebelikler ile düşük tehdidi olan ancak normal gebelik ile sonuçlananların ute- roplasental (uterine, arcuate ve radial) arter RI ve PSV değerleri arasında anlamlı bir fark gözlenme­ miştir (Şekil 5 ve 6). Missed abortion ile sonuçlanan ve spiral arter kan akımı ortaya konulabilen 4 olgu­ nun 3'ünde spiral arter RI düşük ve PSV yüksek ola­ rak saptanmıştır (daha sonraki bölümde ele alınacak­ tır). Keza retrokoryonik hematom gözlenen 21 ol­ gunun % 46'sında, spiral arter RI yüksek ve PSV dü- şük idi. Bu değerler hematom tarafındaki spiral ar­ terden elde edilen değerler olup; hematom tarafın­ dan spiral arter duvarına olan bası ile izah edilebilir (Şekil 9). Normal gebelik grubu ile düşük tehdidi olan (gebelik sonuçlan dikkate alınmadan) grup ara­sında, fetal arter PI ve PSV değerleri açısından an­ lamlı bir fark saptanmamıştır (Şekil 7 ve 8). Bu bul­ gular ise; erken gebelikte dolaşımı koruyucu meka­ nizmaların matür olmaması ile izah edilebilir.

 

Mıssed Abortıon

Missed abortion tanısı transvaginal renkli dopier ile oldukça kolaydır. Tanı 6. gebelik haftasında, kalp atım hareketlerinin ve beklenen pozisyonda renkli akımın gözlenmemesi ile olur.

 

Literatürde bu konuda transvaginal renkli pulse dop- ler akım bulguları hususunda birlik yoktur. Missed abortion olgularında, uterin arter ortalama RI değeri, normal intrauterin gebeliklere oranla düşüktür. Ancak spiral arter değerleri arasında herhangi bir an-


lamlı bir fark gözlenmemiştir [#11], [#12]. Schaaps ve Hustin'in yaptıktan histolojik çalışmada ise, 12. ge­ belik haftas.ından önce tüm missed abortion olgula­ rında intervillöz akım varlığı gösterilmiştir (43) . Bu bulgu, spontan abortus veya missed abortion için bir ön bulgu olarak kabul edilebilir. Jaffe ve ark. ise missed abortion olgularında Rl'in 0.63 civarında veya üzerinde olduğunu bildirdiler [#44]. Ancak, Rl'te bir fark bulamamalarına karşın, missed abortion ol­ gularına kıyasla anembryonîk gebelik olgularında yüksek oranda renkli aRım saptandığını ileri sürdüler [#45].

 

Son çalışmamızda [#20]; missed abortion olan ve spi­ ral arter kan akımı ortaya konulabilen 4 olgunun 3'ünde, kontrol grubuna kıyasla, RI düşük ve PSV yüksek olarak saptanmıştır (Şekil 5 ve 6). Bu grupta, olguların normal gebelik özelliklerine sahip olduğu dönemde (crown-rump length) CRL ölçümleri gebe lik yaşına uyumlu olmasına rağmen, missed abortion olarak tanı konulduğu esnada CRL ölçümleri, gebe­lik yaşma göre olması gerekene oranla daha düşük olarak saptandı. Nekroz ve iltihabı reaksiyon sonucu açığa çıkan vazodilatatör maddeler, spiral arter dila tasyonuna sebep olabilir. Keza aşırı venöz akım mevcuttur.

 

Anembryonik Gebelik

Transvaginal renkli dopler ultrasonografi ile, 5. ge­belik haftasında anembryonik gebelik tanısının ko­nulabilmesi mümkün olabilmektedir. Anembryonik gebelik olgularında uterin ve spiral arter RI değeri, normal intrauterin gebeliğe oranla düşük olarak bu­ lunmasına karşın [#12] diğer bir çalışmada [#11] spiral arter RI değerinde herhangibir istatistiksel bir fark gözlenmemiştir. Jaffek ve ark. yaptıkları bir çalışma­da ise [#44]; anembryonik gebelikte RI değeri 0.63 al­tında saptanmasına karşın, aynı gebelik yaşına sahip normal gebeliklere oranla anlamlı bir fark buluna­ mamıştır. Aynı çalışmada; missed abortion olguları­ na kıyasla anembryonik gebelik olgularında RI de­ ğerinin düşük olduğu gözlenmiştir.

 

Erken Gebelikler Ve Myom

Uterus myomlarının, kan akım miktarını artırarak, uterin damarlarda hemodinamik değişikliklere yol açtığı bilinmektedir [#46]. Aynı zamanda gebelikte myomların, uteroplasental dolaşımı etkilediği düşü­nülmektedir. Kurjak ve ark. yaptıkları bir çalışmada [#5] myom ve gebelik olgularında uterin artar ve dal­ larının (özellikle myomu besleyen radial arter) kan akım değişiklikleri ele alınmıştır. Normal gebelikler ile myomu olan olguların uterin arterlerinde, kan akım vasküler direncinde herhangi bir anlamlı fark saptanmamıştır. Bu bulgular, myomların gerek ute­roplasental ve gerekse fetoplasental dolaşımı etkile­ mediğini ortaya koymaktadır. Myom metabolizması­ nın sebep olduğu kan akımı artış miktarı, gerek plasental gerekse korpus luteum. hormonlarının ute­ rin damar ağındaki (özellikle uterin arter) artmış akım tarafından maskelenmektedir. Bununla bera­ ber; 10 ile 13. gebelik haftalan arasında, radial arter-lerdeki artmış kan akımı hızı değişiklikleri gözlen­miştir (Şekil 10). Myomu besleyen radial arterdeki artmış kan akımının, plasentada metabolize edilen yüksek miktardaki östriol hormonu tarafından oluş­turulduğu düşünülmelidir. Bu hormon direkt olarak myom hücrelerinin metabolizmasını etkileyerek, myomu besleyen radial arterlerde kan akımı artışına sebep olurlar.

 

Gestasyonel Trofoblastik Hastalık

Hydatidiform mole'de, aşın trofoblastik proliferas- yon ve uteroplasental arter duvarlarının invazyonu sonucu, uterin dolaşımda önemli değişiklikler olur. Bunun neticesi olarak; uterus düşük damar direncine sahip bir organ haline dönüşür. Non-invazif ve komplet mol, tipik kar yağdı manzarası halinde, "re­ al time B-mode ultrasonography" ile kolayca tanına­ bilir. Transvaginal ultrasonografi ise, transabdomi­ nal yol ile net olarak fikir edinilemeyen olgularda kullanılmalıdır. Çünkü; ilk trimester hydatidiform mole, anembryonik gebelik, missed abortion, in-komplet abortus ve plasentanın hidropik değişiklik­lerini taklid edebilir [#47]. Transvaginal renkli dopler ile, gerek peritrofoblastik saha ve gerekse de damar­ dan zengin bölgeler uterus içinde belirlenebilir. Par siyel mol'de ise; embryonal ve ekstraembriyonal ya­pılar uterus kavitesi içinde ayırd edilebilir, fakat nor­mal gebeliğe kıyasla peritrofoblastik alan daha belir­ gin renkli damarsal alan olarak ortaya konulabilir (17) . Bu renkli belirgin damarsal yapı, genişlemiş spiral arterlere aittir. Keza transvaginal renkli dopler ultrasonografi, mol gebeliği ile anembryonik gebeli­ ği ayırd etmede yardımcıdır. Renkli pulse dopler, düşük RI ve PI ile karakterize ve gebelik kesesine yakın damarlanması artmış sahayı ortaya koymada yardımcıdır. Aynca transvaginal renkli dopler ultra­ sonografi, gestasyonel trofoblastik hastalık ile posta­bortal uterus ve diğer endometrial patolojilerin ayırı­cı tanısında oldukça yardımcıdır [#18].

 

Transvaginal renkil dopler ultrasonografi invazit mol ile koryokarsinoma ve bunların kemoterapi ta­ kiplerinin yapılmasında kullanılabilen, non-invazif ve tekrarlanabilen bir yöntemdir. Önceden var olan ve ilaveten yeni oluşan damarların ifadesi olan, be­lirgin renkli akım sahalarının gösterilmesi ile, myo­metrium içine olan trofoblastik invazyon ortaya ko­ nabilir (17) . Tüm bu damarlar, yüksek akım hızı ve düşük damar direncinin dopler bulgularını gösterir­ler. Shimamoto ve ark., invazif mol'ün renkli dopler ultrasonografi için en iyi endikasyon (yanlış negatif-liğinin olmaması nedeni ile) teşkil ettiğini bildirmek­tedir [#48]. Diğer çalışmalarda olduğu gibi, kendi so­nuçlarımızda; normal gebelik veya non-invazif mol'e kıyasla, invazif mol'de uteroplasental damarların be­lirgin olarak düşük direnç indekslerine sahip olduğu­ nu göstermiştir [#19], [#49]. Koryokarsinoma olgularında, tüm diğer gruplara kıyasla, anlamlı düşük direnç in­ deksleri saptanır. Bu düşük dirençli kan akımı, haba­ set ya da bu patolojilerin metastatik potansiyeli için patognomonik olarak kabul edilir.

 

Koryokarsinoma olgularının takibinde, renkli ve pulse dopler ultraso nografi, son derece faydalı bir yöntemdir [#50] ve pel vik anjiografinin iyi bir alternatifidir.

 

Fetal İntrakranial Dolaşım

Transvaginal renkli dopler ultrasonografi ile, tran­ sabdominal ultrasonografiye kıyasla, fetal intrakrani- al dolaşım daha erken evrede ortaya konabilir [#15], [#33].

 

İntrakranial dolaşım, daha önceki bölümde de belir­tildiği üzere, en erken 8. gebelik haftasında görünür olmaktadır. Bu evrede, internal carotid artery'nin int­ rakranial kısmımın pulsasyonu olarak, kafa tabanın­ da gözlenebilir. Aynı renkli dopler akım, 9.-10. ge­ belik haftasında kafa tabanının antero-lateral bölü­ münde belirlenebilir. întrakranial yapılar, 10. gebe­ lik haftasından itibaren daha belirgin olurlar. Arter- yel pulsasyon, transvers kesitte ve mezensefalonun yan tarafında olarak gözlenir, internal carotid artery ile middle cerebral artery arasındaki mesafe sadece birkaç milimetre veya daha azdır. Bu nedenle bu iki arteri birbirinden ayırt etmek bazen zordur. Bu po­zisyon ilişkisinden dolayı, bu arteryel akım middle ce-rebral artery olarak kabul edilir.

 

Kurjak ve ark. yaptıkları çalışmada [#15]; normal ge­ belikler ile vaginal kanaması olan gebeliklerin midd­ le cerebral artery kan akım değerleri arasında bir fark bulunamamıştır. Bu çalışma göstermiştir ki; er­ken gebelikte fetal serebral hemodinamik bozukluk­ları göstermede, middle cerebral artery dopler çalış­maları yetersiz kalmaktadır. Fetal beyin, hipoksiden en çok korunan organdır. Muhtemelen, hipoksik du­rumlarda beyine olan yeterli kan akımını sağlayan hemodinamik mekanizmalar gebeliğin geç dönemle­ rinde aktif hale gelmektedir.

 

Fetal Choroid Plexus Damarlanması

Choroid plexus damarlanması karakteristiktir. Tek tabaka epitelyal hücre ile çevrili kapiller ve daha kü çük kan damarları içerir [#51]. Choroid plexus, kan-beyin şeddini oluşturur, kandan direkt olarak inters- tisyel sıvıya gerekli madde transferini sağlar ve se­ rebral kapillerlerden oldukça farklı bir yapıya sahip­ tir. Choroid plexus'a gelen damarlar, posterior cerebral artery ile internal carotid artery arka yüzden çıkan anterior choroidal artery'den kaynaklanır.

 

Choroid plexus, yan ventrikülde, 10. gebelik hafta­sından itibaren kolayca görülebilir. Pulse dopler ile kan akımı, choroid plexus'un iç kenarından ve 10 hafta 3 günlük iken elde edilebilir (52) . Dopler dalga şekli karakteristiktir. Sistolik bölüm belirgin değildir ve sistolik tepeden sonra iniş eğitimi hafifçe olur. Diastol sonu akım, 12. gebelik haftasından sonra gözlenir. Middle cerebral artery ile choroid plexus periferik damar direnci arasında anlamlı fark vardır. Veriler göstermektedir ki; choroid plexus damar ya­pısı ile beyine giden kapiller yapısı arasında histolo­ jik farklılık vardır. Tek tabaka epitelyal hücre ile çevrili küçük kan damarları, kan akımına karşı dü­ şük direnç oluştururlar ve bu da orta derecede sisto­lik, göreceli olarak yüksek diastol sonu akım ile ka-rakterizedir. Spesifik ve ayrı hemodinamik karakte­ristiğe sahip, beyin gelişiminde ayrı bir öneme haiz bir organdır.

 

Yorum

Transvaginal renkli dopler ultrasonografi, erken ge­ belikte kan akımı analizinde ve ortaya koyulmasında yeni bir penceredir. Sadece anatomi bilgi vermez, aynı zamanda uteroplasental ve fetoplasental dola­ şım hakkında fizyolojik bilgiler sağlamaya olanak sağlar. En küçük damarın lokalizasyonunu sağlama­da ve doğru, güvenilir bilgi elde etmede gerekli olan zamanı minimuma indirir. Transvaginal renkli dop­ ler ultrasonografi, klinik kullanımda giderek daha geniş yer bulacaktır.

 

Kaynaklar

 

[#1]. Kurjak A, MiUan M, Jurkovic D, Alfirevic Z, Zalud I: Color doppler in the assessment of fetomaternal circulation. Rech Gynecol, 1:269, 1989.

[#2]. Kurjak A, Crvenkovic G, Salihagic A, Zalud I, Miljan M: The assessment of normal earl pregnancy by transvaginal color Doppler ultrasonography, i Clin ultrasound, 21 :3, 1993.

[#3]. Jurkovic D, Jauniaux E, Kurjak A, Hustin J, Campbell S, Nicolaides KH: Transvaginal color Doppler assessment of the uteroplacental circulation in early pregnancy. Obstet Gynecol, 77:365, 1990.

[#4]. Kurjak A, Zudenigo D, Funduk-Kurjak B, Shalan H, Pre danic M, Sosic A: Transvaginal color d»ppler in the assessment of the uteroplacental irculation in normal early pregnancy. J Pe- rinat Med, 21:25-34,1993.

[#5]. Kurjak A, Predanic M, Supesic S, Zudenigo D, Matijevic R, Salihagic A: Transvaginal color doppler in the study of early nor­ mal pregnancies and pregnancies associated with uterine fibroids. J Mat Fet Invest, 2:81,1992.

[#6]. Salihagic A, Kurjak A, Predanic M, Zudenigo D, Matijevic R, Kupesic-Urek S, Klobucar A: Angiogenesis in the first tri­ mester of normal and abnormal pregnancy assessed by transvagi­ nal color Doppler. Gynaecol Perinatol, 1:15,1992.

[#7]. Kurjak A, Kupesic-Urek S, Predanic M, Salihagic A: Trans­ vaginal color Doppler assessment of the uteroplacental circulation in normal and abnormal early pregnancy. Early Hum Develop, 29:385, 1992.

[#8]. Kurjak A, Zalud I, Predanic M, Kupesic S: Transvaginal color and pulsed doppler study of uterine blood flow in the first and early second trimester of pregnancy: normal vs. abnormal. J Ultrasound Med M (submitted for publication), 1993.

[#9]. Predanic M, Zudenigo D, Kurjak A: Assessment of early pergnancy. In: Kurjak A: Transvaginal color Doppler, 2nd editi­ on. New Jersey, Parthenon Publishing (in press), 1993.

[#10]. Kurjak A, Predanic M, Kupesic S, Zudenigo D: Early preg­ nancy failure. In: Kurjak A: Transvaginal color Doppler, 2nd edi­tion. New Jersey, Parthenon Publishing (in press), 1993.

[#11]. Kurjak A, Zalud I, Salihagic A, Crvenkovic G, Matijevic R: Transvaginal color Doppler in the assessment of abnormal early pregnancy. J Perinat Med, 19:155, 1991.

[#12]. Alfirevic Z, Kurjak A: Transvaginal color doppler ultraso­ und in normal and abnormal early pregnancy. J Perinat Med 18:173,1990.

[#13]. Zalud I, Kurjak A: The assessment of luteal blood flow in pregnant and non-pregnant women by transvaginal color Doppler. J Perinat Med 18:215, 1990.

[#14]. Salim A, Kurjak A, Zalud I: Ovarian luteal flow in normal and abnormal early pregnancies. J Maternal Fet Invest, 2:119, 1992.

[#15]. Kurjak A, Predarçiç, M, Kupesic-Urek S, Salihgaic A, De marin V: Transvaginal color doppler study of middle cerebral ar­ tery blood flow in early normal and abnormal pregnancy. Ultraso­ und Obstet Gynecol, 2:424>t992.

[#16]. Kurjak A, Crvenkovic G, Salihagic A, Predanic A: The as­ sessment of fetal cerebral circulation by color Doppler. Gynaecol Perinatol 1:12, 1992.

[#17]. Kurjak A, Matijevic R, Kanchanawat S, Kupesic S, Sha lan H: Gestational trophoblastic disease: a diagnostic approach by transvaginal color Doppler. ultrasound Obstet Gynecol (sub­ mitted for publication), 1993.

[#18]. Matijevic R, Kurjak A, Shalan H: New approach to diagno­ se gestational trophoblastic disease by transvaginal color Doppler sonography. Ultrasound Obstet Gynecol 2:133, 1992.

[#19]. Matijevic R, Kurjak A, Shalan H: Predicting malignancy in gestational trophoblastic disease by transvaginal color and pulsed Doppler sonography, ultrasound Obstet Gynecol, 1:133, 1991.

[#20]. Kurjak A, Zudenigo D, Predanic M, Kupesic S: The as­ sessment of the fetal and maternal circulation in threatened aborti­ on by transvaginal color Doppler. Obstet Gynecol (submitted for publication), 1993.

[#21]. Ramsey EM, Dodder NW: Placental vasculature and circula­ tion. Gerog Thieme - Stuttgart, 1980.

[#22]. Brosens I, Robertson WB, Dixon HG: The physiological response to the vessels of the placental bed to normal pregnancy. J Pathol Bacterid, 93:569,1967.

[#23]. Jauniaux E, Jurkovic D, Campbell S: In vivo investigations of the eanatomy and the physiology of early human placental cir­culations. Ultrasound Obstet Gynecol 1:435, 1991.

[#24]. Hustin J, Schaaps JP: Echocardiographic and anatomic stu­ dies of the maternotrophoblastic border during the first trimester of pregnancy. Am J Obstet Gynecol, 157:162, 1987.

[#25]. Jauniaux E, Jurkovic D, Kurjak A, Hustin J: Assessment of placental development and function. In: Kurjak A: Transvagi­ nal color Doppler. Parthenon Publishing Group, New Jersey, 1991.

[#26]. Merce LT, Barco MJ, De la Fuente F: Doppler velocimetry measured in retrochorionic space and uterine arteries during early human pregnancy. Act Obst Gynecol Scand, 68:603, 1989.

[#27]. Deutinger J, Rudelsdorfer R, Bernaschek G: Vaginosonog raphic velocimetry of both main uterine arteries by visual vessel recognition and pulsed Doppler method during pregnancy. Am J Obstet Gynecol 159:1072, 1988.

[#28]. Arduini D, Rizzo G, Romanini C: Doppler ultrasonography in early pregnancy does not predict adverse pregnancy outcome. Ultrasound Obstet Gynecol 1:180, 1991.

[#29]. Jauniaux E, Jurkovic D, Campbell S, Hustin J: Doppler ultrasound features of the developing placental circulations: cor­ relation with anatomic findings. Am J Obstet Gynecol, 164, 1992.

[#30]. Langman J: Fetal membranes and placenta. In: Langman, J: Medical embryology. Williams & Wilkins, Baltimore/London, 1981.

[#31]. Arduini D, Rizzo G: Umbilical artery velocity waveforms in early pregnancy: a transvaginal color Doppler study. J Clin Ultra­ sound 19:335,1991.

[#32]. Hsieh FJ, Kuo PL, Ko TM, Chang FM, Chen HY: Doppler velocimetry of intraplacental fetal arteries. Obstet Gynecol 77:478, 1991.

[#33]. Wladimiroff JW, Huisman TWA, Stewart PA: Intracereb­ ral, aortic and umbilical artery flow velocity waveforms in the late-first trimester fetus. Am J Obstet Gynecol 166:46, 1992.

[#34]. Kurjak A, Zalud I, Jurkovic D, Alfirevic Z, Miljan M: Transvaginal color Doppler in the assessment of pelvic circulati­ on. Acta Obstet Gynecol Scand 68:131, 1989.

[#35]. Soules MR, Mremner WJ, Dahl KD, Rivier JE, Vale W, Clifton DK: The induction of premature luteolysis in normal women - follicular phase luteinizing hormone secretion and cor pusk luteum function in the subsequent cycle. Am J Obstet Gyne­
col 164:989,1991.

[#36]. Tulsky AS, AK Koff: Some observations on the role of cor­ pus luteum in early human pregnancy. Fertil Steril, 8:118,1957.

[#37]. Adams EC, Hertig AT: Studies on the human corpus luteum I and II. Observations on the ultrastructure of luteal cells during pregnancy. J Cell Biol 41:496a, 1969.

[#38]. Flint APF, Scheldric EL: Ovarian peptides and luteolysis. In: Edwlards RG, Purdy JM, Streptoe PS: Implantation of human embryo. Academic, London, 1985.

[#39]. Csapo AI, Pulkkinen M: Indispensability of the human cor­pus luteum in the maintenence of early pregnancy. Obstet Gyne­ col Survey 33:69, 1978.

[#40]. Nett TM, Niswander GD: Luteal blood flow and receptors for LH during PGF2-alpha induced luteolysis: production of PGE2 and PGF2-alpha during early pregnancy. Acta Vet Scand, 77:117,1981.

[#41]. Krat/er PG, Taylor RN: Corpus luteum function in early pregnancies is primarily determined,, by the rate of change of human chorionic gonadotropin levels. Am J Obstet Gyencol, 163:1497,1990.

[#42]. Stabile, Grudzinskas J, Campbel S: Doppler ultrasonog­ raphy evaluation of abnormal pregnancies in the first trimester. J Clin Ultrasound.l 8:497, 1990.

[#43]. Schaaps JP, Hustin J: In vivo aspect of the maternal trop­ hoblastic border during the first trimester of gestation. Throphob lastRes, 3:39, 1988.

[#44]. Jaffe R: Uteroplacental blood flow assessment in early preg­ nancy failure. In Jaffe R, Warsof SL: Color Doppler imaging in obstetrics and gynecology. McGraw-Hill INC., 1992.

[#45]. Jaffe R, Warsof SL: Color Doppler imaging in the assess­ ment of uteroplacental blood flow in abnormal first trimester int­ rauterine pregnancy: An attempt to define etiologic mechanisms. J Ultrasound Med, 1 1 :4 1, 1992.

[#46]. Brosens I, Robertorm WB, Drekons HG: The physiological respons of the vessels at the placental bed to normal pregnancy. J Pathol Bact, 93:569,1976.

[#47]. Nyberg DA, Laing FC: Threatened abortion and abnormal first-trimester intrauterine pregnancy. In: Nyberg DA, Hill LM, Bohm-Velez M, Mendelson EB: Transvaginal Ultrasound. Mosby-Year, Book, Boston, London, 1992.

[#48]. Shimamoto K, Sakuma S, Ishigaki T, Makino N: Intratunoral blood flow: evaluating with color Doppler echography. Radio­logy 165:683, 1987.

[#49]. Long MG, Boultbee JE, Begent RH, et al: Preliminary Doppler studies on the uterine artery and myometrium in trophob­ lastic tumors reuiring chemotherapy. Br J Obstet Gynaecol, 97:686, 1990.

[#50]. Aoki S, Hata H, Hata K, Senoh D, Miyako J, Takamiya O, Iwanari O, Kitao M: Doppler color flow mapping on an invasi­ ve mole. Gynecol Obstet Invest, 27:52, 1989.

[#51]. Spector R, Johanson CE: The mammalian choroid plexus. Scient Am November, 48, 1989.

[#52]. Kurjak A, PRedanic A , Salihagic A: Preliminary study- fetal choroid plexus vascularization assessed by transvaginal color Doppler. J Maternal Fetal Invest 2:130, 1992.