TAM METİN

Perinatoloji Dergisi 2004; 12(3): 145-148

Online Yayın Tarihi: 1 Aralık 2004
Araştırma
Plasenta previa: obstetrik risk faktörleri ve perinatal sonuçlar
 

Nurten AKDENİZ*, Ahmet YALINKAYA*, Hatice AKAY**, Zinet YILDIRIM*, Murat YAYLA*

*Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ve **Radyoloji Anabilim Dalı, Diyarbakır.

 

Özet

Amaç: Plasenta previa olgularında insidansı, obstetrik risk faktörlerini ve perinatal sonuçları değerlendirmektir.

Yöntem: Kliniğimizde Haziran 2001-Haziran 2004 tarihleri arasında doğumu gerçekleşen 3828 gebelikten, 79 plasenta previa olgusu retrospektif olarak incelendi. Olguların demografik özellikleri, gebelik haftaları, doğum şekilleri, neonatal ağırlıkları, 1. ve 5. dakika Apgar skorları, fetus cinsiyeti, sigara kullanımı, daha önceki doğum şekilleri ve geçirdiği sezaryen sayıları belirlendi. Ayrıca, prepartum ve postpartum erken neonatal mortalite oranları hesaplandı.

Bulgular: Çalışmamızda, plasenta previa insidansı %2.06 olarak bulundu. Plasenta previa olgularında ortalama yaş 31.15±5.94 (18-46), gravida 5.25±2.74 (1-12), parite 3.65±2.65 (0-10) ve gebelik haftası 34.20±3.42 (25-39) olarak bulundu. Olguların 16’sı (%20.25) eski sezaryenli idi. Üç olgunun gebeliği süresince sigara kullandığı tespit edildi. Plasenta previa olgularının %93.75’inde doğum sezaryen ile gerçekleşirken, iki olguya aşırı kanama nedeniyle sezaryen histerektomi uygulanmıştır. Ortalama yenidoğan ağırlığı 2444±75 (600-4200 g), ortalama 1. dakika apgar skoru 4.96±2.35 (0-9) ve 5.dakika 7.05±2.48 (0-10) olarak bulundu. Bir ikiz gebelik tespit edildi. Fetusların %58.75’i erkek idi ve fetuslardan 11’i (%13.7) prepartum veya erken neonatal dönemde kaybedilmişti.

Sonuç: Çalışmamızda, plasenta previa insidansı literatürden yüksek bulundu. Hastanemizin referans merkezi olması, sonuçlarımızın olumsuz çıkmasına etki etmektedir. Yüksek gravida, parite ve geçirilmiş sezaryen plasenta previa için en önemli risk faktörleridir. Bulduğumuz yüksek neonatal mortalite oranı ve düşük apgar skorunun, prematüriteden, yetersiz neonatal yoğun bakım hizmetinden ve olguların hastanemize geç intikal etmelerinden kaynaklanmış olabileceği düşünülmektedir.

Anahtar kelimeler: Plasenta previa, risk faktörleri, perinatal sonuçları

Plasenta previa, plasentanın internal os üzerinde veya yakınında yerleşmesidir. Yerleşim yerine göre plasenta previa dört gruba ayrılır; plasenta previa totalis, plasenta previa parsiyalis, plasenta previa marjinalis ve aşağı yerleşimli plasenta [1].

Hastalığın nedeni kesin olarak bilinmemesine rağmen etyolojisinde ileri anne yaşı, multiparite, daha önce sezaryen ile doğum, alt segment uterin insizyon, sigara kullanımı ve daha önceki spontan abortuslar sayılmaktadır. En karakteristik klinik bulgusu 2. trimester sonunda veya daha sonra ağrısız vaginal kanamadır. Plasenta previa totaliste doğum şekli hemen daima sezaryen ile olmaktadır. Literatürde, plasenta previa olgularında perinatal morbidite ve mortalide yüksek olarak verilmiştir [1], [2].

Çalışmamızın amacı, kliniğimizde dört yıllık sürede doğumu gerçekleştirilen gebelerde plasenta previa insidansını, obstetrik risk faktörlerini, antenatal ve erken neonatal mortalite oranını belirlemektir.

Yöntem
 

Kliniğimizde, Haziran 2001-Haziran 2004 tarihleri arasında doğumu gerçekleşen 3828 olgudan prepartum plasenta previa tespit edilen 79 olgu retrospektif olarak incelendi. Olguların demografik özellikleri, gebelik haftaları, doğum şekilleri, doğumda aşırı kanama nedeniyle yapılan girişimler, neonatal ağırlık, 1. ve 5. dakika apgar skorları, fetus cinsiyeti, gebelik sırasında sigara kullanımı, daha önceki doğum şekilleri ve geçirilen sezaryen sayısı belirlendi. Prenatal mortalite, olguların kliniğe ilk gelişlerindeki ultrasonografik muayene kayıtlarından, erken neonatal mortalite ise doğumdan sonra kliğimizdeki ve neonatal ünitedeki kayıtlardan elde edilmiştir.

 

Bulgular

 

Plasenta previa olgularında ortalama yaş 31.15±5.94 (18-46 yaş), gravida 5.25±2.74 (1-12), parite 3.65±2.65 (0-10) ve gebelik haftası 34.20±3.42 (25-39 hafta) olarak bulundu. Olgularımızın 27’si (%34.17) 35 yaş ve üzerinde idi, 16’sı (%20.25) eski sezaryenli idi ve bunların 12’sinde sezaryen sayısı bir, üçünde üç ve birinde de dört kez olduğu saptandı. Mevcut gebeliğinde üç (%3.79) olgu sigara kullanmıştı. Olguların birinde ikiz gebelik saptandı. Yetmiş dokuz plasenta previa olgusunun %93.75’inde (75/79) sezaryen ile doğum gerçekleştirilirken, iki olguya aşırı kanama nedeniyle sezaryen histerektomi (Porro operasyonu) bir olguya da rüptür nedeniyle sezaryen esnasında primer onarım uygulanmıştır (Tablo 1).

Plasenta previanın yerleşim yerine göre 52’sinde total, 15’inde parsiyel ve 12’sinde marginal olduğu tespit edildi. Ortalama yenidoğan ağırlığı 2444.43±75g (600-4200 g), ortalama 1. dakika apgar skoru 4.96±2.35 (0-9) ve 5. dakika apgar skoru 7.05±2.48 (0-10) olarak bulundu. Bebeklerin %58.75’i erkek ve %41.25’i kız idi. Prenatal dört ve erken neonatal dönemde yedi olmak üzere peripartum dönemde toplam 11 (binde 137.50) bebek kaybedilmiştir. Kaybedilen fetusların tümünün plasenta previa totalis olgularında gerçekleştiği saptandı (Tablo 2).

 
Tartışma

 

Gebelik komplikasyonu olarak ortaya çıkan plasenta previa insidansı literatürde %0.3-0.8 arasında değişmektedir [1], [2], [3]. Çalışmamızda ise plasenta previa insidansı %2.06 olarak saptandı ve bu oranın literatürden yüksek olduğu gözlendi. Tuzovic ve ark. [4] çalışmalarında plasenta previa riskinin 3. doğumdan sonra, Abu-Heija ve ark. [5] 5. gebelikten sonra belirgin olarak arttığını bildirmişlerdir. Olgularımızın parite ve gravida ortalaması literatürden belirgin olarak yüksektir.

Plasenta previa riski yaş ile birlikte artar. Yapılan çalışmalarda 35 yaşından sonra bu riskin arttığı gösterilmiştir [3], [4]. İleri anne yaşının plasenta previa gelişimine nasıl neden olduğu tam olarak bilinmemektedir. Olasılıkla intramiyomertrial arteriollerde sklerotik değişiklikler yaş ile birlikte artmakta ve bunun sonucu plasentaya giden kan miktarı azalmaktadır [6]. Çalışmamızdaki plasenta previa olgularının yaş ortalaması literatürden daha düşük bulundu. Bunun nedeni bölgemizde evlenme yaşının daha erken olması, doğum aralıklarının kısa olmasından kaynaklanmış olabilir. Olgularımızın yaş ortalamasının literatürden küçük, gravida ve parite ortalamasının yüksek olması bunun kanıtıdır.

Daha önceki doğumların sezaryen ile gerçekleşmesi ve sezaryen sayısının artması plasenta previa gelişmesinde en önemli risk olarak kabul edilmektedir [7], [8], [8]. Çalışmamızda, olguların %20.25’inin eski sezaryenli olduğunu belirledik. Gebelik süresince sigara kullanımı plasenta previa gelişimi riskini artırmaktadır [10]. Çalışmamızda, gebelikleri süresince sadece üç olgu (%3.79) sigara kullanmıştır.

Plasenta previa ile komplike olan gebeliklerde perinatal mortalite hızları son yıllarda azalmıştır. 1970’li yıllarda yapılan çalışmalarda perinatal mortalite binde 126 ile 360 arasında değişirken [11], 1990’lı yıllarda bu oran binde 23’e düşmüştür [12]. Plasenta previa ile komplike olmuş gebeliklerde prenatal mortalite ve erken neonatal mortalite artmaktadır [13]. Çalışmamızda, geç neonatal mortalite verilerimiz olmadığından sadece prenatal ve erken neonatal mortalite oranını verebildik ve bu hız binde 137.50 olarak saptandı. Bu oran literatürdeki perinatal mortalite hızından daha yüksektir ve eski yayınlarla uyum göstermektedir. Bunun nedeni olguların hastanemize geç intikal etmeleri, prematurite ve neonatal yoğun bakım ünitesinin yetersiz olmasından kaynaklanmaktadır.

Yapılan çalışmalarda plasenta previa ile erkek fetus arasında bir ilişki olduğu görülmüştür [14]. Çalışmamızda 79 plasenta previa olgusunun 47’sinin (%58.75) erkek, 33’ünün (%41.25) kız olması literatür ile uyumluluk göstermektedir.

Sonuç olarak çalışmamızda plasenta previa insidansı ve plasenta previa için risk faktörleri olan gravida ve parite ortalaması literatürden daha yüksek bulundu. Ayıca prenatal ve erken neonatal mortalite oranımız literatürdeki perinatal mortalite hızından daha yüksektir. Oranlarımızın literatürden yüksek bulunmasının sebeplerini ise yüksek doğurganlık hızı, gebelik intervallerinin kısa olması antenatal bakım ve neonatal yoğun bakım hizmetlerinin yetersiz olmasından kaynaklandığını ve mevcut eksikliklerimizin giderilmesi, sonuçlarımızı önemli ölçüde değiştireceğini düşünmekteyiz.

 

Kaynaklar

 

[1]. Cunningham FG, Gant NF, Leveno KJ, Gilstrap III LC, Hauth JC, Wenstrom, KD. Obstetrical Hemorrhage. In: Williams Obstetrics 21st Ed. McGraw-Hill International Edition, Dallas. 2001; 619-69

[2]. Sheiner E, Shoham-Vardi I, Hallak M, Herskowitz R, Katz M, Mazor M. Placenta previa: obstetric risk factors and pregnancy outcome. J Matern Fetal Med 2001;10:414-9

[3]. Frederiksen MC, Glassenberg R, Stika CS. Placenta previa: a 22-year analysis. Am J Obstet Gynecol 1999;180:1432-7

[4]. Tuzovic L, Djelmis J, Ilijic M. Obstetric risk factors associated with placenta development: case-control study. Croat Med J 2003;44:728-33

[5]. Abu-Heija A, El-Jallad F, Ziadeh S. Placenta previa: effect of age, gravidity, parity and previous cesarean section. Gynecol Obstet Invest 1999;47:6-8

[6]. Zhang J, Savitz DA. Maternal age and placenta previa: a population-based, case-control study. Am J Obstet Gynecol 1993;168:641-5

[7]. Hershkowitz R, Fraser D, Mazor M, Leiberman JR. One or multiple previous cesarean sections are associated with similar increased frequency of placenta previa. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol 1995; 62:185-8

[8]. Hendricks MS, Chov YH, Bhagavath B, Singh K. Previous cesarean section and abortion as risk factors for developing placenta previa. J Obstet Gynaecol Res 1999;25:137-42

[9]. To WW, Leung WC. Placenta previa and previous cesarean section. Int J Gynaecol Obstet 1995;51:25-31

[10]. Chelmow D, Andrew DE, Baker ER. Maternal cigarette smoking and placenta previa. Obstet Gynecol 1996;87:703-6

[11]. Cotton DB, Read JA, Paul RH, Quilligan EJ. The conservative aggressive management of placenta previa. Am J Obstet Gynecol 1980;137:687-95

[12]. Crane JMG, van den Hof MC, Dodds L, Armson BA, Liston R. Neonatal outcomes with placenta previa. Obstet Gynecol 1999;93:541-44

[13]. Ananth CV, Smulian JC, Vintzileos AM, The effect of placenta previa on neonatal mortality: A population-based study in the United States, 1989 through 1997. Am J Obstet Gynecol 2003;188:1299-304

[14]. Demissie K, MB Breckenridge, Joseph L, Rhoads GG. Placenta previa: preponderance of male sex at birth. Am J Epidemiol 1999;149:824–30